Nübüvvet,Nebi ve Resul
- Yazar: PUSULA
- Görüntülenme: 286
- Kategori: Siyer ve Sünnet » Peygamberler
- 10-12-2010, 09:08
Nübüvvet:
Akıl sahibi kulların, üzerlerindeki dünya ve Âhiret işleri hakkında, Allah ile kulları arasında yapılan Elçilik demektir.[1]
Nebî:
Kendisine, Melek tarafından vahy veya kalbine ilham olunan, ya da, Salih rü´yâ ile uyarılan zât demektir.[2]
Resul:
Resul ise, Resul olması haysiyetile, Nübüvvet Vahy´inin fevkında özel bir Vahy ile üstün kılınmış olan ve kendisine Cebrail Aleyhisselâmın, Allah tarafından özel olarak indirdiği Kitab ile Vahy etmiş olduğu[3], Yüce Allah´ın hükümlerini, halka, tebliğ etmek üzere gönderdiği Kâmil İnsan, demektir.[4]
Bunun için "Her Resul, Nebî´dir; fakat, her Nebî, Resul değildir." denilmiştir.[5]
Nebîlik Ve Resulluğun Allah Vergisi Oluşu:
Nebîlık ve Resulluk, Allah vergisi olup bunu, Yüce Allah´ın, kullarından, dilediğine ve lâyık olanına verdiği de, Kur´ân-ı Kerîmde şöyle açıklanır:
"Bir Vahy ile veya bir perde arkasından, yahud bir Elçi (Melek) gönderip te -Kendi izniyle- dileyeceğini, Vahy etmesi olmaksızın, Allah´ın, hiç bir beşere kelam söylemesi vâki olmamıştır.
Şüphesiz ki, O, çok Yücedir, Mutlak hüküm ve hikmet sahibidir. İşte, biz, Sana da, böylece, emrimizden bir Ruh (Kur´an)ı Vahy ettik. Halbuki (bundan önce), Sen, Kitab, nedir İman, nedir bilmezdin. Fakat, Biz, onu, bir Nûr yaptık. Bununla, kullarımızdan, kimi dilersek, Ona, Hidâyet veririz.
Şüphesiz ki, Sen, muhakkak, doğru bir yolun Rehberliğini yapıyorsundur"[6]
"O (Allah), Ümmîler (Araplar) içinde, kendilerinden (onlara) bir Resul gönderendir ki, (O Resul), onlara (Allâhın) âyetlerini okur. onları, temizler, onlara, Kitabı, Hikmeti öğretir.
Halbuki, onlar, daha önce, apaçık bir sapıklık içinde idiler."
"Bu (Peygamberlik), Allâhın, kimi dilerse, ona vereceği bir fadi´dır.
Allah, büyük fadl (kerem) Sahibidir."[7]
"Allah, Risâletini (Elçiliğini) nereye vereceğini, çok iyi bilendir."[8]
Peygamberlerin Sıfat Ve Faziletlerinden Bazıları:
Bütün Peygamberler (Salâtü selâm olsun onlara), ancak erkekler arasından seçilip gönderilmişlerdir, (Nahl: 43, Enbiya: 7), Babaları ve Din´leri, bir Kardeş olup[9] küçük[10], büyük günahlardan, küfürden uzaktırlar.[11]
Ancak, onların bazısından -Makamlarına göre- kusur sayılabilecek bazı davranış ve sürçmeler vuku bulabilirdir.[12]
Peygamberler, en Emîn,[13]
Allah´ın emir ve nehiylerini, insanlara, hiç eksiltmeden, artırmadan, ulaştıran,[14]
Elçilik vazifesini yaparken, Allâh´dan başka hiç kimseden korkmayan,[15]
En doğru sözlü, en doğru özlü,[16]
Kısa akıllılıktan,[17]
Yanılgıdan uzak,
İnsanların bilmedikleri, bilemeyecekleri şeyleri-Allâh ´dan telakki eyledikleri Vahy ile bilen, bildiren,[18]
İnsanlara, Allâhın ayetlerini okuyan, Kitap ve Hikmeti öğreten, onları maddî ve manevî kirlerden temizleyen,[19]
İnsanları, doğru yola öğütleyen ve onların esirgenmelerini dileyen[20], Mükâfatlarını, dünyada insanlardan değil, Âhirette Rabbül´âlemîn´den alacaklarını açıklayan Allah Elçileridir.[21]
Peygamberlerin, Yüce Allah´ın izniyle, Mucizeler göstermeleri, gerçektir ve göstermişlerdir.[22]
Muhammed Aleyhisselâma ise, devamlı Mucize olarak Kur´ân-ı Kerim -Vahy edilmek suretiyle- verilmiş olduğundan, Kendisi, Kıyamet günü, Peygamberlerin en çok ümmetlisi olacaktır.[23]
Peygamberlerin İlki Ve Sonuncusu; Nebi Ve Resullerin Sayısı:
İnsanlara gönderilen Peygamberlerin ilki Âdem Aleyhisselâm[24], Sonuncusu da, Muhammed Aleyhisselâmdır.[25]
Eshab-ı kiramdan Ebû Zerrül Gıfârî der ki:
"Nebî aleyhisselâm´a: (Yâ Resûlallâh! Nebilerin evveli hangisidir ) diye sordum.
iÂdem´dii^ buyurdu.
(O, Nebî mi idi ) diye sordum.
(Evet! Mükellem bir Nebî idi.) buyurdu.[26]
(Yâ Resûlallâh! Nebilerin sayısı, kaçtır ) diye sordum.[27]
(Yüz yirmi dört bindir.) buyurdu.
(Yâ Resûlallâh! Onlardan, kaçı, Resuldür ) diye sordum.
(Üçyüz onbeş veya üçyüz onüç[28] kişilik bir cemaat!) buyurdu."[29]
Muhammed Aleyhisselâm´ın Hem Nebî, Hem Resul Oluşu:
Muhammed Aleyhisselâm, hem Nebî, hem Resul idi.
Akıl sahibi kulların, üzerlerindeki dünya ve Âhiret işleri hakkında, Allah ile kulları arasında yapılan Elçilik demektir.[1]
Nebî:
Kendisine, Melek tarafından vahy veya kalbine ilham olunan, ya da, Salih rü´yâ ile uyarılan zât demektir.[2]
Resul:
Resul ise, Resul olması haysiyetile, Nübüvvet Vahy´inin fevkında özel bir Vahy ile üstün kılınmış olan ve kendisine Cebrail Aleyhisselâmın, Allah tarafından özel olarak indirdiği Kitab ile Vahy etmiş olduğu[3], Yüce Allah´ın hükümlerini, halka, tebliğ etmek üzere gönderdiği Kâmil İnsan, demektir.[4]
Bunun için "Her Resul, Nebî´dir; fakat, her Nebî, Resul değildir." denilmiştir.[5]
Nebîlik Ve Resulluğun Allah Vergisi Oluşu:
Nebîlık ve Resulluk, Allah vergisi olup bunu, Yüce Allah´ın, kullarından, dilediğine ve lâyık olanına verdiği de, Kur´ân-ı Kerîmde şöyle açıklanır:
"Bir Vahy ile veya bir perde arkasından, yahud bir Elçi (Melek) gönderip te -Kendi izniyle- dileyeceğini, Vahy etmesi olmaksızın, Allah´ın, hiç bir beşere kelam söylemesi vâki olmamıştır.
Şüphesiz ki, O, çok Yücedir, Mutlak hüküm ve hikmet sahibidir. İşte, biz, Sana da, böylece, emrimizden bir Ruh (Kur´an)ı Vahy ettik. Halbuki (bundan önce), Sen, Kitab, nedir İman, nedir bilmezdin. Fakat, Biz, onu, bir Nûr yaptık. Bununla, kullarımızdan, kimi dilersek, Ona, Hidâyet veririz.
Şüphesiz ki, Sen, muhakkak, doğru bir yolun Rehberliğini yapıyorsundur"[6]
"O (Allah), Ümmîler (Araplar) içinde, kendilerinden (onlara) bir Resul gönderendir ki, (O Resul), onlara (Allâhın) âyetlerini okur. onları, temizler, onlara, Kitabı, Hikmeti öğretir.
Halbuki, onlar, daha önce, apaçık bir sapıklık içinde idiler."
"Bu (Peygamberlik), Allâhın, kimi dilerse, ona vereceği bir fadi´dır.
Allah, büyük fadl (kerem) Sahibidir."[7]
"Allah, Risâletini (Elçiliğini) nereye vereceğini, çok iyi bilendir."[8]
Peygamberlerin Sıfat Ve Faziletlerinden Bazıları:
Bütün Peygamberler (Salâtü selâm olsun onlara), ancak erkekler arasından seçilip gönderilmişlerdir, (Nahl: 43, Enbiya: 7), Babaları ve Din´leri, bir Kardeş olup[9] küçük[10], büyük günahlardan, küfürden uzaktırlar.[11]
Ancak, onların bazısından -Makamlarına göre- kusur sayılabilecek bazı davranış ve sürçmeler vuku bulabilirdir.[12]
Peygamberler, en Emîn,[13]
Allah´ın emir ve nehiylerini, insanlara, hiç eksiltmeden, artırmadan, ulaştıran,[14]
Elçilik vazifesini yaparken, Allâh´dan başka hiç kimseden korkmayan,[15]
En doğru sözlü, en doğru özlü,[16]
Kısa akıllılıktan,[17]
Yanılgıdan uzak,
İnsanların bilmedikleri, bilemeyecekleri şeyleri-Allâh ´dan telakki eyledikleri Vahy ile bilen, bildiren,[18]
İnsanlara, Allâhın ayetlerini okuyan, Kitap ve Hikmeti öğreten, onları maddî ve manevî kirlerden temizleyen,[19]
İnsanları, doğru yola öğütleyen ve onların esirgenmelerini dileyen[20], Mükâfatlarını, dünyada insanlardan değil, Âhirette Rabbül´âlemîn´den alacaklarını açıklayan Allah Elçileridir.[21]
Peygamberlerin, Yüce Allah´ın izniyle, Mucizeler göstermeleri, gerçektir ve göstermişlerdir.[22]
Muhammed Aleyhisselâma ise, devamlı Mucize olarak Kur´ân-ı Kerim -Vahy edilmek suretiyle- verilmiş olduğundan, Kendisi, Kıyamet günü, Peygamberlerin en çok ümmetlisi olacaktır.[23]
Peygamberlerin İlki Ve Sonuncusu; Nebi Ve Resullerin Sayısı:
İnsanlara gönderilen Peygamberlerin ilki Âdem Aleyhisselâm[24], Sonuncusu da, Muhammed Aleyhisselâmdır.[25]
Eshab-ı kiramdan Ebû Zerrül Gıfârî der ki:
"Nebî aleyhisselâm´a: (Yâ Resûlallâh! Nebilerin evveli hangisidir ) diye sordum.
iÂdem´dii^ buyurdu.
(O, Nebî mi idi ) diye sordum.
(Evet! Mükellem bir Nebî idi.) buyurdu.[26]
(Yâ Resûlallâh! Nebilerin sayısı, kaçtır ) diye sordum.[27]
(Yüz yirmi dört bindir.) buyurdu.
(Yâ Resûlallâh! Onlardan, kaçı, Resuldür ) diye sordum.
(Üçyüz onbeş veya üçyüz onüç[28] kişilik bir cemaat!) buyurdu."[29]
Muhammed Aleyhisselâm´ın Hem Nebî, Hem Resul Oluşu:
Muhammed Aleyhisselâm, hem Nebî, hem Resul idi.
Sayın Ziyaretçi, Sitemize Kayıt Olarak Daha İyi Faydalanabilirsiniz.
Siteye kayıt olmak için tıklayın.
Siteye kayıt olmak için tıklayın.

